2. ÜNİTE: CANLILAR DÜNYASI

5. Sınıf Fen Bilimleri Dersi Ünitelerin Konu Özetleri
Cevapla
Kullanıcı avatarı
admin
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 385
Kayıt: 15 May 2019, 11:08
Konum: Kocaeli
İletişim:

2. ÜNİTE: CANLILAR DÜNYASI

Mesaj gönderen admin »

Aşağıdaki özet yeni müfredata göre basılan MEB ders kitabından alınmıştır.

Anahtar Kavramlar
Canlıların benzerlik ve farklılıkları
Mikroskobik canlılar
Mantarlar
Bitkiler
Hayvanlar
Mikroskop
Hijyen
Güvenlik tedbirleri

Canlıların Sınıflandırılması


Dünya’da kaç çeşit canlı vardır? Yüzlerce mi, binlerce mi? Cevap seni şaşırtacak: Milyonlarca.
Canlılara okyanuslarda, ormanlarda, çöllerde, hemen her yerde rastlanır. Bilim insanları Dünya üzerinde, 10 milyon canlı çeşidinin yaşamakta olduğunu düşünüyor. Ancak bugün yalnızca 1,5 milyon canlı çeşidini tanıyoruz. Bu canlıların her biri, taşıdığı özelliklerle diğerlerinden farklıdır.
Büyük bir kütüphanede binlerce kitabın var olduğunu düşünün. Kitaplar, raflara gelişigüzel dizilseydi aradığınız kitabı bulmak çok uzun zaman alırdı. Kitaplar; roman, hikâye, ders kitabı, şiir kitabı, ansiklopediler diye sınıflandırılarak raflara dizildiğinde aradığınız kitabı bulmak hiç de zor olmaz. Bilim insanları, Dünya’daki çok sayıda canlı çeşidini tek tek incelemenin imkânsız olduğunu biliyorlardı. Bu nedenle kolaylık açısından canlıları sınıflandırarak incelemeyi düşündüler.

Canlıların genellikle bitki ya da hayvan olduğunu mu düşünürsünüz? Bu iki grup içinde tüm canlılara yer bulabilir misiniz? Böcekler, kurbağalar, gözle göremediğiniz bazı canlılar ve ekmeğin üzerindeki küfleri oluşturanlar hakkında ne düşünürsünüz? Bu canlıları farklı gruplarda incelemek gerekmez mi?
Geçmişte bilim insanları, gözlemlerine dayanarak canlıları sadece bitki ya da hayvan olarak gruplandırdılar. Zamanla canlıların benzer özelliklerine göre farklı gruplar oluşturdular. Bunu yaparken canlıların yaşam alanı, hareket, beslenme, üreme gibi özelliklerinin benzerlik ve farklılıklarından yararlandılar.
Canlıları, aşağıdaki şemada olduğu gibi sınıflandırabiliriz:
Resim

Mikroskobik Canlılar
Dünya üzerinde yaşayan milyonlarca canlı vardır. Biz bu canlıların sadece belirli bir kısmını görebiliyoruz. Çevrenizdeki bazı canlıların gözle görülemediğini öğrenmiştiniz. Bu küçük boyutlu canlılar, insan vücudu, hayvanlar, hava, toprak, su gibi her yerde olabilir. Gözle göremediğiniz bu canlılar mikroskop adı verilen bir araçla görülebilir. Mikroskopta görülebilen, gözle görülmeyen canlılara ne ad veriliyor olabilir?

İnsanlar, mikroskop icat edilene kadar çevrelerindeki şaşırtıcı, gözle görülmeyen ayrıntılar konusunda hiçbir şey bilmiyorlardı. Çıplak gözle görebildikleriyle yetinmek zorundaydılar. Çevrelerindeki bitki ve hayvanların yapıları insanlar için gizemliydi. Üstelik varlığından bile haberdar olunmayan birçok küçük canlı varlık vardı. Hastalıkların nedenleri tam olarak bilinemiyor ancak tahmin edilebiliyordu. Mikroskobun ica-dından sonra gözle görülemeyen canlı varlıkların olduğu da keşfedildi. Bu canlı varlıklar hakkında bilgi sahibi olunarak hastalıkların nedenleri anlaşılmaya başlandı.
Mikroskop, iki mercek yardımıyla bir nesneyi bir büyütece kıyasla daha fazla büyütür. Bu merceklerden biri nesnenin büyütülmüş bir görüntüsünü oluşturur. Bu görüntü daha sonra ikinci mercek tarafından büyütülerek başka bir görüntü oluşturulur. Mikroskopla baktığınızda gördüğünüz görüntü budur. Mikroskop sözcüğü, çok küçük anlamına gelen micro (mikro) ve nesnelere bakmaya yarayan bir aygıt anlamına gelen scope (skop) sözcüklerinden türetilmiştir.

Dünya’da milyonlarca canlı çeşidi vardır. Bu canlıların bir bölümünün ancak mikroskopla görülebildiğini yaptığınız etkinlikte fark etmiş olmalısınız.
Gözle görülemeyip mikroskopla görülebilen canlılara mikroskobik canlılar denir. Bu canlılar da diğer canlılarla aynı ortak özelliklere sahiptir. Hareket eder, ürer, beslenir ve büyür. Solunum ve boşaltım yapar. Bu canlılar aynı zamanda yiyeceklerin bozunmalarına neden olur.
Mikroskobik canlılar hava, su, toprak gibi bütün ortamlarda bulunabilir. Bu varlıklar çeşitli hastalıklara neden olabilir. Herhangi bir zamanda nezle ya da grip geçirmişsinizdir. Belki de üşüttünüz. Bademcikleriniz şişti çünkü hastalık yapan mikroskobik canlılar vücudunuza yerleşti, orada çoğaldı ve sizi hasta etti. Bu canlılar vücudunuza çeşitli yollarla girerek hastalıklara yol açar.
Sonbaharda dökülen yaprakların, yiyecek ve ölü hayvan artıklarının bir süre sonra çürümesine mikroskobik canlılar neden olur. Mikroskobik canlılara paramesyum, öglena, bakteri gibi canlılar örnek verilebilir.

Hamurun mayalanması, sütün peynire, yoğurda dönüşmesi mikroskobik canlılar sayesinde olur. Aynı zamanda turşuların yapılmasında da bu canlılar görev alır.

Ayran içmişsinizdir ya da yoğurt ile yapılmış pasta yemişsinizdir. Bu yiyecekleri tüketirken bakterilerin yaşantınızdaki önemini çoğunlukla fark etmezsiniz.
Yoğurttaki bakteriler, sütü değiştirerek yoğurda dönüştürür. Bu sırada açığa çıkan maddeler, yoğurdun kendine özgü tat ve kokusunu verir.
Sütü hem içebilir hem de ondan yoğurt ve çeşitli peynirler yapabilirsiniz.

Bakteriler kendi yaşamsal etkinliklerini sürdürür. Biz onların bu etkinliklerinden yararlanırız ve onlara yararlı bakteriler deriz. Bunlardan bazıları (sirke bakterileri) üzüm suyunun sirkeye dönüşmesinde rol oynar. Bakteriler başka nerelerde bulunur? Çürükçül bakteriler adını daha önce duymuş muydunuz?

Fasulye, nohut, mercimek ve soya fasulyesi gibi bitkilerin köklerindeki yumrularda da bakteriler bulunur. Bunlar bitkinin havadaki azottan faydalanmasını sağlayan yararlı bakterilerdendir. Yukarıda, fotoğrafın en sağında bitkinin kökünde büyütülmüş olarak bakterilerin bulunduğu yumruları görmektesiniz. Bazı bakteri türleri de vitamin ve antibiyotiklerin üretiminde kullanılır.

Daha önce bazı bakterilerin sizi hasta ettiğini öğrendiniz.
Bakteriler günlük hayatta bizi olumsuz yönde etkileyebilir. Örneğin meyveler yıkanmadan yenmeyeceği gibi son tüketim tarihi geçen süt de içilmez. Bu sürede sütü içilmez hâle getiren yine bakteriler olabilir mi?

Besinleri bozan bakteriler zararlı mıdır? Bunları vücudumuza nasıl alırız?
Bazı bakteriler ise verem, tifo gibi çeşitli hastalıklara neden olur. Hastalık yapan bazı bakteriler vücudumuza ağız yoluyla girerken bazıları da açık yaralardan girebilir.
Bu nedenle bir yerinizi yaraladığınızda yaranın çevresini kolonya veya alkol ile temizlemelisiniz.
Ellerinizi de bol su ve sabunla yıkayarak temizliğe dikkat etmelisiniz. Böylelikle mikroskobik canlıların vücudunuza girmesini engelleyebilirsiniz.
Doğada başka mikroskobik canlıların da bulunduğunu biliyorsunuz. Onları bir kez daha hatırlayalım mı?

Deniz, göl ya da dere sularında göremediğiniz ilginç canlılar yaşar. Eğer küçülüp de bu canlıların arasında dolaşabilseydiniz milyonlarcasıyla karşılaşırdınız. Yandaki görsellerde bazı mikroskobik canlıların (amip, paramesyum, öğlena) büyütülmüş hâllerini görmektesiniz.
Bu canlılar besinlerini ya hayvanlar gibi hazır olarak alır ya da bitkiler gibi kendileri üretir. Bazıları bitki ve hayvanların vücutlarında parazit olarak yaşar ve hastalıklara neden olur. Temiz olmayan yiyeceklerle ve kirli sularla insanların bağırsaklarına yerleşerek hastalıklara neden olur.

Mantarlar

Mantarların hepsi görülebilir mi? Gözünüzle göremediğiniz mantarların da olabileceğini düşünüyor musunuz? Bu mantarları nasıl fark edersiniz? Siz onların sınıflandırmadaki yeri hakkında ne düşünürsünüz?

Mantarlar bitki değildir. Çünkü çiçekli bitkiler gibi yaprakları ve çiçekleri yoktur. Mantarlar ılık, karanlık, nemli ve besin bakımından zengin ortamlarda yaşar. Mantarların yaşadıkları başka yerler biliyor musunuz? Uzun süre açıkta kalan bir yemeğin üzerini yeşil, siyah ince bir tabakanın kapladığını gözlemlediniz mi?

Çürüyen meyvelerin üzerini genellikle yumuşak ipliksi bir yapının sardığını fark ettiniz mi? Bazı hastalıklara mantarların neden olduğunu biliyor muydunuz? Ağaç gövdesindeki şapkalı mantar ve bayat yiyecek üzerinde oluşan ipliksi yapılar mantarlar grubunda yer alan ilkel canlılardır.
Küf mantarı, ekmek gibi yiyecekleri küflendirir. Mantar çeşitlerini aşağıdaki fotoğraflarda görmektesiniz. Bu fotoğrafları ve altlarındaki açıklamaları inceleyiniz. Çevrenizde bu mantar çeşitlerinden hangilerini görmektesiniz, örnekler veriniz. Mantarlardan bazılarına örnekler aşağıda verilmiştir.

Maya mantarı, hamuru kabartır.
Hastalık yapan mantarlar, canlılara zarar verir.
Şapkalı Mantarlar
Şapkalı mantarları çevrenizde rahatlıkla görebilirsiniz. Şapkalı mantarların bazı çeşitleri insanlar tarafından yiyecek olarak tüketilirken bazıları ise zehirlenmelere yol açar. Zehirli mantarları zehirsizlerden ayırmak çok güçtür. Bu nedenle zehirli olup olmadığı bilinmeyen doğadaki mantarlar kesinlikle yenilmemelidir.

Zehirli olmadığından emin olduğun, yenilebilen mantarlar günümüzde özel olarak üretilmektedir. Bu mantarlara kültür mantarı denir. Kültür mantarları B vitamini yönünden oldukça zengin bir değere sahiptir. Severek yediğimiz pastaların, böreklerin ve ekmeğin hamuru nasıl hazırlanıyor? Hamur yapılışını hiç gördünüz mü? Hamur yapılırken içine katılan maya, hamurun kabarmasını sağlar. Maya mantarları besin, nem ve uygun sıcaklıkta hızla çoğalır. Bu çoğalma da hamurun kabarmasına neden olur.

Küf Mantarları

Mantarların ılık, karanlık ve besin bakımından zengin ortamlarda yaşadığını biliyorsunuz.
Açıkta uzun süre beklemiş yemek, sebze, meyve ve salçaların üzerinde oluşan küfleri görmüşsünüzdür. Bunların renklerini hatırlıyor musunuz? Gördüğünüz küflerin bir mantar çeşidi olduğunu biliyor muydunuz?

Bitkiler
Bitkiler her yerde yetişebilir. Bazıları bataklıklarda, göllerde; bazıları çöllerde ya da ormanlarda; bazıları ise kar altında yetişir. Onları okulunuzun bahçe duvarlarında hatta bahçenizdeki asfalt ya da beton çatlaklarında bile görebilirsiniz.
Bitkilerin benzerlik ve farklılıklarını gözlemlemek amacıyla yakın çevrenizde bulunan botanik bahçesi, park, mesire alanı gibi bir yere gezi düzenleyiniz. Geziye gitmeden önce ve gezi sırasında yapmanız gerekenler aşağıda açıklanmıştır.

Çiçekli Bitkilerin 4 kısmı vardır.
1-Kök
2-Gövde
3-Yaprak
4-Çiçek

Çiçekli ve çiçeksiz bitkilere çevrenizden örnekler veriniz.

Papatya, eğrelti otu, kara yosunu bitkilerinin benzerliklerini ve farklılıklarını yaptığınız etkinlikte gözlemlediniz. Eğrelti otu ve kara yosunu bitkilerinin çiçek organına sahip olmadığını, papatya bitkisinin ise çiçeği olduğunu gördünüz. Bilim insanları, bu benzerlik ve farklılıktan yola çıkarak bitkileri çiçekli ve çiçeksiz bitkiler olarak iki grupta sınıflandırmışlardır.

Papatya Menekşe Lale

Ormanlar, dere kenarları ve göl kıyıları, çiçeksiz bitkiler için uygun yaşam alanlarıdır. Çiçeksiz bir bitki olan kara yosunu, ormanlarda bol miktarda bulunur. Kara yosunları, toprağı sıkıca tutar. Böylece toprağın yağmur sularıyla sürüklenmesini önler.

Kara yosunu
Eğrelti otları ve at kuyrukları da çiçeksiz bitkilerdendir. At kuyrukları, bataklık ve sulak yerlerde; eğrelti otları ise çok sıcak ya da soğuk olmayan nemli bölgelerde yetişir. Ciğer otları da nemli yerlerde yetişen çiçeksiz bitkilerdir. Bu bitkiler, yeterince su bulunan kara ortamlarında yeşil, yassı yapılar şeklinde büyür.

At kuyruğu Eğrelti otu Ciğer otları

Hayvanlar

Hayvanat bahçesine gittiniz mi? İçinde değişik türden hayvanların bulunduğu bir çiftlik gördünüz mü? Bildiğiniz hayvan isimlerini yazarak bir liste oluşturunuz. Listenizdeki hayvanların belirlediğiniz özelliklerini söyleyiniz. Hayvanlar arasındaki farklılık ve benzerlikleri görerek onların çeşitliliğini keşfedebilirsiniz.

Bir milyondan fazla değişik türde hayvan barındırabilecek büyüklükte bir hayvanat bahçesi düşleyebiliyor musunuz? Dünya bu kadar çok hayvan türünü barındırıyor. Hayvanları nasıl sınıflandırdınız? Büyükler, küçükler; evcil ya da yabani hayvanlar; suda, karada yaşayanlar; uçan hayvanlar vb. gibi mi? Böyle bir sınıflandırma doğru ve bilimsel olabilir mi?

Kemikleriniz olmasaydı vücudunuz nasıl bir şekil alırdı? Bir yere gitmek istediğinizde nasıl hareket ederdiniz? Kemikleriniz olmasaydı iç organlarınız yerlerinde sabit kalabilir miydi?
İnsan dışında diğer hayvanlarda da kemikler var mıdır?
Yaptığınız etkinlikte, omurganın yerini ve şeklini belirlediniz. Bazı hayvanlarda omurga olmadığını biliyor muydunuz? Sizce hangi hayvanların omurgası vardır? Sayfadaki çeşitli canlılara ait iskelet fotoğraflarına bakarak omurgalarını inceleyiniz.

Çevrenizde yaşayan hayvanların benzer ve farklı özelliklerinin en önemlilerinden biri, vücutlarındaki destek yapılarıdır.
Bilim insanları, omurgası olan hayvanları omurgalılar, omurgası olmayan hayvanları omurgasızlar şeklinde ayırmıştır.
Resim

Balıklar
“Sürekli suda yaşamak zorun
da olan omurgalılar hangileridir?”
sorusuna cevabınız ne olur?
Balığın vücudunun pullarla kaplı olması hiç dikkatinizi çekti mi?
Balıklar suda yaşar ve solungaçlarıyla solunum yapar. Yandaki fotoğrafta solungacı dışarıya doğru çekilmiş bir balık görmektesiniz. Solungaçlar, balığın başının iki yanında yer alır. Akvaryumdaki balıkları hatırlayınız. Onlar düzenli bir şekilde ağızlarını açıp kapatır. Su, balığın ağzından girer ve solungaçlarından çıkar. Böylece sudaki oksijen, solungaçlarda tutulur.
Genellikle balıklar yumurtlayarak ürer. Yüzgeçleriyle hareketlerini sağlar.


Kurbağalar

Kurbağa yakalayabilir misiniz? Tam yakaladım, dediğiniz anda ellerinizin arasından kayıp gittiğini görürsünüz. Kurbağalar kaygan, ıslak bir deriye sahiptir. Küçük sinek ve böcekleri yemeyi severler. Kurbağaların; kışı, toprak altındaki yuvalarında, kış uykusuna yatarak geçirdiklerini biliyor muydunuz? Kurbağa yavrularının şekli, yumurtadan çıktıktan sonra tıpkı balık gibidir ve balık gibi solungaçları vardır.
Kuyrukları ve solungaçları kaybolur. Akciğerleriyle soluk almaya başlar.

Sürüngenler

Farklı özelliklere sahip gibi görünseler de hepsi birer sürüngendir. Genellikle karada yaşarlar. Sıcak bölgelerdeki nehir ve göllerde yaşayan türleri de vardır.
Sürüngenler pullu ve sert bir deriye sahiptir. Akciğerleriyle soluk alıp verirler. Sağlam ve kabuklu yumurtalar bırakırlar. Kuluçkaya yatmazlar. Sizce sürüngenlerde yavru bakımı var mı?
Kaplumbağa ile yılanların karada ve suda yaşayan çeşitleri vardır. Kertenkelelerin ağzında yumak şeklinde toplanmış yapışkan dilleri vardır. Dilleriyle yakaladıkları böceklerle beslenirler.

Kuşlar
Kuşlar omurgalı hayvanlardır. Yeryüzünde değişik özellikte çok sayıda kuş türü bulunmaktadır. Bülbül, kanarya, kartal, akbaba, kaz, ördek bunlardan sadece birkaçıdır. Kuşlar, akciğerleriyle solunum yapar. Yumurtlayarak çoğalır. Yuvalarında yumurtalarını kuluçkaya yatarak günlerce bekler. Bu kuluçka süresi, yavrunun yumurtadan çıkmasına kadar sürer. Kuşlar, yumurtadan çıkan yavrularının beslenme ve bakımlarıyla ilgilenir mi? Kuşların bir kısmı bitkisel besinlerle bazıları ise avladıkları hayvanların etleriyle beslenir.

Kuşların vücutları tüyle kaplıdır. Kanatları uçmalarına yardımcı olur. Bazı kuşlar ise uçamaz deve kuşu, senden daha uzundur. Sinek kuşu ise parmağından daha küçüktür. Hangisi uçamaz? Kuşlar sınıfına girip de uçamayan hangi kuşları biliyorsunuz?

Memeliler
Memeliler çoğunlukla yavrularını doğuran ve sütle besleyen omurgalılardır. Memeliler, doğurdukları yavrularının bakımını üstlenir. Koyun, inek, kedi, köpek gibi hayvanlar memeli hayvanlardır. Yeni doğan bebekler ne ile beslenir? Keçi, inek, at, kedi ve köpek yavrularının ilk besini süttür.
Memelilerin bir kısmı otla, bir kısmı da etle beslenir. Bazı memeli hayvanlar da hem etle hem de otla beslenir.
Koyun, inek, tavşan gibi bazı memeliler otla beslenirken aslan, çakal, kurt gibi bazı memeliler etle beslenir. Ayı ve fare gibi bazı memeliler ise hem et hem de otla beslenir.
Memelilerin çoğunun kıllarla kaplı vücut örtüleri vardır. Kılların, yandaki fotoğrafta gördüğünüz kutup ayısına nasıl bir faydası olduğunu düşünüyorsunuz?
Kıllar, insanlarda diğer memelilerdeki gibi bir örtü şeklinde vücudu kaplamaz. Bu nedenle vücut ısınızı korumak için giysilere ihtiyaç duyarsınız.
Memeliler akciğer solunumu yapar. Görünüşleri ve hareketleri birbirine benzediği hâlde aynı sınıfta yer almayan omurgalı hayvanlar var mıdır? Balık gibi suda yaşayan yunusların ve balinaların, kuş gibi uçabilme özelliğine sahip yarasaların bu grupta yer almaları sizi şaşırtır mı?

• Omurgasız Hayvanları Tanıyalım
Okyanus tabanları, gizemli ve sıra dışı canlılarla doludur. Bu canlılarda, çoğunlukla omurga bulunmaz. Omurgasız canlılarda, omurganın yerine vücutlarının desteğini ve korunmasını sağlayan ne tür yapılar gelişmiştir? Omurgasız canlılara birçok örnek verebiliriz. Yumuşak vücutlulardan dikenlilere ve sert kabuklulara kadar farklı gruplara rastlayabiliriz. Kelebek, arı, karasinek, karınca gibi canlılar omurgasız hayvanlara örnek olarak verilebilir.
Toprak solucanının şeklini neye benzetirsiniz? Bu canlıların topraktaki hayvan ve bitki kalıntılarıyla beslendiklerini biliyor muydunuz?

Salyangoz ve midye de omurgasız hayvanlar grubuna girer.

KONU KAZANIM KAVRAMA TESTİ ÇÖZMEK İÇİN TIKLA >https://www.kavramaca.com/forum/viewtop ... =137&t=119


Cevapla

“5. Sınıf Fen Bilimleri Konu Özetleri” sayfasına dön