6. ÜNİTE: VÜCUDUMUZDAKİ SİSTEMLER VE SİSTEMLERİN SAĞLIĞI

6. Sınıf Fen Bilimleri Dersi Ünitelerin Konu Özetleri
Cevapla
Kullanıcı avatarı
admin
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 385
Kayıt: 15 May 2019, 11:08
Konum: Kocaeli
İletişim:

6. ÜNİTE: VÜCUDUMUZDAKİ SİSTEMLER VE SİSTEMLERİN SAĞLIĞI

Mesaj gönderen admin »

Aşağıdaki özet yeni müfredata göre basılan MEB ders kitabından hazırlanmıştır.

BU ÜNİTE 3 BÖLÜMDEN OLUŞMUŞTUR.
• Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler
• Duyu Organları
• Sistemlerin Sağlığı

1. BÖLÜM: DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER
KONU VE KAVRAMLAR
• Sinir Sistemi ve Bölümleri
• Merkezi ve Çevresel Sinir Sistemi
• Refleks
• İç Salgı Bezleri ve Görevleri
• Çocukluktan Ergenliğe Geçiş
• Ergen Sağlığı

Bu bölümde vücudun koordinasyon merkezi diyebileceğimiz sinir sistemi ve iç salgı bezlerini öğreneceğiz.

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER



Vücudumuzda pek çok olay (sindirim, solunum, dolaşım...) meydana gelir. Bu olaylar bizim kontrolümüz dışında gerçekleşir. Bu olayların günde kaç kez gerçekleştiğini saymak zordur.
Vücudumuzda gerçekleşen tüm bu olaylar birbirinden bağımsız mı gerçekleşir? Bunları düzenleyen ve denetleyen bir sistem var mıdır?
Vücudumuzdaki tüm sistemlerin çalışmasını düzenleyen, birbirleriyle uyumlu ve sorunsuz olarak çalışmalarını sağlayan ve çalışmalarını denetleyen sistem denetleyici ve düzenleyici sistemdir.

SİNİR SİSTEMİ
Yüzme, nefes alma, ağlama gibi eylemleri yaparken vücudun hangi sistemini kullanırız? Birçok eylem sinir sistemi aracılığı ile gerçekleşir. Sinir sistemi vücudun her yerine dağılmıştır.

Sinir sisteminin uzunluğu 768 000 kilometredir. Yani yaklaşık Dünya’dan Ay’a gidiş geliş mesafesi kadardır.
Sinir sistemini oluşturan yapı nöronlardır. Nöronlar uç uca birleşir ve vücudumuzu en uç noktasına dek bir ağ gibi sarar.

Sinir sistemimiz merkezi ve çevresel sinir sistemi olmak üzere iki bölüme ayrılır.
Resim

1. Merkezi Sinir Sistemi
Organların yönetimini ve denetimini sağlayan sistem sinir sistemidir. Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur.

Beyin: Kafatası içindeki en büyük sinir sistemi organıdır. İki yarım küreden oluşmuş girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Beyni sarsıntılardan ve darbelerden koruyan bir zar bulunur. Bu zar beyin ile kafatası arasında yer alır.
Beyin yardımıyla insan vücudunda:
• Duyu organlarından gelen uyarılar değerlendirilir.
• Konuşma ve istemli hareketlerin oluşması sağlanır.
• Vücut sıcaklığı ve kan basıncı düzenlenir.
• Acıkma, susama, uyku durumları düzenlenir.
• Hormonların salgılanma zamanı belirlenir.
• Vücudun su miktarı ayarlanır.


Beyincik: Beyinden küçüktür ancak yapı bakımından beyne benzer. Kafatasının arka alt kısmında yer alır. Beyincik; beyin, iç kulak ve iskelet kaslarıyla bağlantılıdır. Yeni doğan bir bebek yürüyemez. Çünkü beyincik gelişimi tamamlanmamıştır. Ortalama 1-1.5 yaşında beyincik gelişimi tamamlanır.
Beyincik:
• Vücudun hareket ve denge merkezidir.
• Kol ve bacaklardaki kasların birbiriyle uyumlu çalışmasını sağlar.

Omurilik Soğanı: Soğana benzemektedir. Yüzeyi düzdür. Boynun üst kısmında yer alır. İsteğimiz dışında çalışan iç organları kontrol eder.
Omurilik soğanı yardımıyla insan vücudunda:
• Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemlerinin çalışmaları düzenlenir.
• Nefes alma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma ve kusma gibi olaylar kontrol edilir.

DİKKAT: Zedelenen omurilik soğanı, solunumun ve kalp atışının durmasına yani ölüme neden olur.

Omurilik: Tüm omurga boyunca yer alır ve kuyruk sokumuna kadar uzanır. Sinir kordonundan oluşan bir yapıdır, yüzeyi düzdür. Vücut organları ile kafatası organları arasındaki ilişkiyi sağlar.
Omurilik yardımıyla insan vücudunda:
• Refleks davranışların oluşumu düzenlenir.
• Organlar ile beyin arasında bilgi iletimi sağlanır.

Refleks: Vücudun ışık, ses ve sıcaklık gibi bazı uyarılara karşı ani ve istemsiz tepki göstermesidir. Vücudu koruyucu özelliği vardır. İki çeşit refleks vardır.

Doğuştan Kazanılan (Kalıtsal) Refleks: Nesilden nesile aktarılır. Her insanda aynı şekilde bulunur.
• Yeni doğan bebeğin emme hareketi
• İğne batan parmağın çekilmesi
• Yüksek sesten irkilme
• Göz bebeğinin fazla ışıkta küçülüp, az ışıkta büyümesi
• Diz kapağına vurulduğunda bacağın öne doğru fırlaması
örnek olarak verilebilir.

Sonradan Kazanılan (Şartlı) Refleks : Doğumdan sonra deneyimlerle kazanılır. Sık tekrarlanan davranışlar alışkanlık haline gelir.
• Limon görünce ağzın sulanması
• Kazak örme, dans etme, yüzme
• Bisiklet ve kaykay sürme örnek olarak verilebilir.

2. Çevresel Sinir Sistemi
Vücudu ağ şeklinde saran sinirlerden oluşur. Merkezi sinir sistemi ve vücut organları arasındaki sinirsel iletimi sağlar.

İÇ SALGI BEZLERI
Vücudumuzdaki bütün sistemlerin düzenli, birbiriyle uyumlu ve sorunsuz çalışması için sinir sistemi ve iç salgı bezlerinin birlikte çalışması gerekir
Resim
Resim

Hipofiz Bezi: Beynin altında nohut büyüklüğünde bir bezdir. Vücudumuzun büyümesini ve gelişmesini düzenler. Diğer salgı bezlerini etkileyerek onların hormon salgılamasını sağlar.
Tiroit Bezi: Gırtlağın altında soluk borusunun üstünde bulunur. Salgıladığı "tiroksin" hormonu vücudumuzdaki metabolizma hızını yani büyüme, gelişme ve diğer kimyasal olayları düzenler.
Pankreas: "İnsülin" ve "Glukagon" hormonlarını salgılar. İnsülin hormonu, kandaki şeker yükseldiğinde şekeri normal değere düşüren hormondur. Glukagon hormonu, kandaki şeker düştüğünde şekeri normal değere çıkaran hormondur.
Böbrek Üstü Bezi: Her iki böbreğin üstünde bulunur. "Adrenalin" hormonu salgılar. Bu hormon korku, heyecan, öfke gibi durumlarda salgılanır. Metabolizmayı hızlandırır.
Testisler: ‘’Testosteron’’ hormonu salgılar. Ergenlik döneminde erkeğe ait özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Sakal ve bıyık çıkmasını, kılların büyümesini, sesin kalınlaşmasını, kemiklerin gelişmesini, spermin oluşmasını ve kaslı bir vücut yapısının oluşmasını sağlar.
Yumurtalık: ‘’Östrojen‘’ hormonu salgılar. Ergenlik döneminde dişiye ait özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Dişilere ait ince ses gelişimini, üreme organlarının gelişmesini, vücut yapısının ve yumurtanın oluşmasını sağlar.

ERGENLİK DÖNEMİ



Ergenlik dönemi ortalama 12 ile 21 yaş arasıdır. Ancak ergenlik dönemine kızlar erkeklere göre daha erken girerler. Bu dönemde gençte bedensel ve ruhsal değişimler görülür. Bu dönemin sağlıklı bir biçimde geçirilebilmesi birey ve toplum açısından çok önemlidir. Ergenlik döneminin özellikle ilk zamanlarında meydana gelen bedensel değişimler utanma duygusuna yol açabilir. Ancak bu değişimler, gelişim sürecinin normal bir parçasıdır ve ergenlik dönemine geçildiğini gösterir.
Erkeklerde Görülen Bedensel Değişimler:
• Büyüme hormonları salgılanır.
• Boy uzar, ağırlık artar.
• Kemikler ve kaslar gelişir.
• Testosteron hormonu salgılanır.
• Üreme organları gelişir, sperm üretimi başlar.
• Gırtlak gelişir, seste kalınlaşma olur.
• Vücudun çeşitli bölgelerinde kıllanma oluşur.
• Bıyık ve sakal çıkmaya başlar.
• Ter ve yağ salgılanması çoğalır, yağlanmaya bağlı kilo artışı olur ve sivilceler oluşur.
Kızlarda Görülen Bedensel Değişimler:
• Büyüme hormonları salgılanır.
• Boy uzar, ağırlık artar.
• Kemikler ve kaslar gelişir.
• Östrojen hormonu salgılanır.
• Yumurtalıkların üretime geçmesi ile âdet kanaması başlar.
• Ses değişikliği olur.
• Vücudun çeşitli bölgelerinde kıllanma oluşur.
• Göğüslerde ve kalçalarda büyüme olur.
• Ter ve yağ salgılanması çoğalır, yağlanmaya bağlı kilo artışı olur ve sivilceler oluşur.

Her insan doğumdan itibaren farklı gelişim dönemleri yaşar. Bu gelişim dönemlerinde insanın bedensel, ruhsal ve zihinsel özeliklerinde değişiklikler meydana gelir. Görsellerden de anlaşılacağı gibi iki yaşındaki bir çocuk ile on altı yaşındaki bir gencin bedensel özellikleri çok farklıdır. Bunun yanı sıra zihinsel ve ruhsal özellikleri de farklılık gösterir.

Ergenlik Döneminde Görülen Ruhsal Değişimler
Ergenlik döneminde kızlar ve erkeklerde sadece bedensel değişim gözlenmez, aynı zamanda ruhsal değişimler de görülür. Ergenlik döneminde hızlı duygusal değişimler gözlenir. Örneğin genç; öfkeliyken aniden sevinç, mutluluk duyguları gösterir, yaşadığı olaylara abartılı tepkiler verir. Bu dönemde gizlilik ön plandadır.
Gençler bu dönemde duygularını ve sırlarını aileden çok arkadaşlarıyla paylaşırlar. Bu dönem onların bağımsızlıklarını kazanmaya başladıkları bir dönemdir. Kendi kararlarını vermek isterler. Hayatı ve çevreyi sorgulamaya başlarlar. Bağımsızlık arayışı, kendi başına hareket etme isteği, yalnız kalma isteği veya yalnızlıktan korkma görülebilir. Duyguların yoğun yaşanması sonucu ani öfkelenme, aşırı sevgi gösterisi, sürekli hayal kurma, aşırı utangaçlık gibi durumlar görülebilir. Ayrıca bedenin gelişmesiyle birlikte cinsel konulara merak duyma görülebilir. İletişim kurmada güçlük çekme, sosyal çevre edinme isteği, dikkat çekme isteği gibi durumlar görülebilir.
Ayrıca bu dönemde ergen; özgür olma ve herkes tarafından takdir edilme isteği gibi ruhsal değişimler yaşar. Kılık kıyafet, saçlar, vücut yapısı gibi dış görünüş özelliklerine daha fazla önem vermeye başlar. Ayna karşısında uzun vakitler geçirir. Kendisinin ve giyim tarzının beğenilmesini bekler.
Ergen bu dönemde meslek seçimine odaklanır ve gelecekle ilgili planlar yapmaya başlar.

Ergenlik Döneminin Sağlıklı Bir Şekilde Geçirilebilmesi İçin Yapılması Gerekenler
Duygu ve düşünceleri anne babayla, öğretmenlerle paylaşmak gerekir. Bu dönemde anlaşılmak kadar çevremizdekilerin düşüncelerini ve duygularını anlamak da önemlidir. Doğru arkadaş seçmek, vakti iyi değerlendirmek gerekir. Vücut hızlı bir değişim ve gelişim içinde olduğundan sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli ve sportif faaliyetlere zaman ayrılmalıdır. Bu dönemde duyguları doğru anlamak kişinin kendisini daha iyi anlamasına katkı sağlar. İçinde yaşadığımız toplumun değerlerini, kültürünü anlamaya çalışmak sosyal çevremizle iletişimimizi güçlendirecektir. Ayrıca müzik, resim, tiyatro gibi sanatsal ve kültürel etkinliklerde bulunmak da yararlı olacaktır.

2. BÖLÜM: DUYU ORGANLARI
KONU VE KAVRAMLAR
•Duyu Organları
•Duyu Organlarının Yapıları
•Duyu Organlarının Sağlığı
•Duyu Organları Arasındaki İlişki
•Teknoloji

Bu bölümde duyu organlarının yapılarını, sağlığını ve duyu organları arasındaki ilişkiyi öğreneceğiz.

DUYU ORGANLARI
Vücudumuzda çevremizdeki değişiklikleri algılayan duyu organları vardır. Bunlar göz, kulak, burun, dil ve deridir.
GÖZ
Çevremizdeki cisimleri görmemizi sağlayan duyu organımız gözdür. Oldukça hassas bir duyu organıdır. Gözü oluşturan yapılar iki gruba ayrılır.
Resim

Görme ile İlgili Yapılar: Dıştan içe doğru üç tabakadan oluşur.

1. Sert Tabaka: Gözün en dış kısmında bulunan ve gözü dış etkilere karşı koruyan bir yapıdır. Beyaz renkli ve parlaktır. Ön kısmında ışığı kıran saydam tabaka kornea bulunur.
2. Damar Tabaka: Sert tabakanın altında bulunur. Kan damarlarından oluşur. Bu damarlar gözün beslenmesinisağlar. Göze rengini veren iristir. İrisin ortasında gelen ışığa göre büyüyüp küçülen göz bebeği bulunur. Göz bebeğinden gelen ışığı kıran yapı göz merceğidir.
3. Ağ Tabaka: Işığa duyarlı yapılar bulunur. Bu tabakada sarı leke ve kör nokta bölgeleri bulunur. Sarı leke, görme olayının gerçekleştiği bölgedir. Sarı lekede görüntü ters oluşur, beyinde doğru olarak yorumlanır. Kör noktada görme sinirleri olmadığı için görüntü bu bölgede oluşmaz.
Resim

KULAK
Hem işitme hem de denge organımızdır. Dıştan içe doğru üç bölümden oluşur.
1. Dış Kulak: Kulak kepçesi, kulak yolu ve kulak zarından oluşur. Kulak kepçesi, ses dalgalarını toplar. Ses dalgaları kulak yolundan ilerleyerek kulak zarına gelir. Kulak yolunda bulunan kıllar ve kulak sıvısı kir ve tozu tutar. Ayrıca kulak sıvısı kulak zarının kurumasını önler. Kulak kepçesinde toplanıp kulak yoluna iletilen ses dalgaları, kulak zarını titreştirerek orta kulağa gelir.
2. Orta Kulak: Vücudumuzun en küçük kemikleri olan çekiç, örs ve üzengi kemikleri orta kulakta bulunur. Ayrıca oval pencere ve östaki borusu da kulağın bu kısmında bulunur. Üzengi kemiği oval pencereye bağlanır. Östaki borusu ise yutağa açılır ve kulak zarının iki tarafındaki basıncı dengeler. Böylece yüksek sesli ortamlarda kulak zarının yırtılması engellenmiş olur.
3. İç Kulak: Dalız, salyangoz ve yarım daire kanalları iç kulakta bulunur. Orta kulakta bulunan oval pencereden gelen ses dalgaları dalız tarafından salyangoza iletilir. Salyangozun içinde işitme sinirleri sesi beyne iletir. Yarım daire kanallarının işitme ile ilgili görevi yoktur. Beyinciğe vücudun dengesi için yardımcı olur.

Resim

BURUN
Burun hem koklama organı hem de solunum sistemi organıdır. Kemik ve kıkırdaktan oluşmuştur. İçi mukus tabakası ile kaplıdır. Bu salgı burnun nemli kalmasını sağlar. Ayrıca mukus salgısı ve burun kılları, soluk alma ile burna giren toz ve mikropları tutar. Burnun içindeki kılcal damarlar ise solunan havayı ısıtır.
Burnun üst kısmında sarı bölge bulunur. Koklama ile ilgili yapılar bu bölgede yer alır.
Resim
Koku Yorgunluğu: Burundaki duyu hücreleri çabuk yorulur. Burna sürekli aynı koku gelirse hissedilen koku zamanla azalır veya koku hiç hissedilemez. Buna koku yorgunluğu denir. Bu durumda burun ancak farklı bir kokuyu algılayabilir.

DİL
Dil, yiyip içtiğimiz besinlerin tatlarını almamızı sağlayan duyu organımızdır. Dil ayrıca çiğnemeye, yutmaya ve konuşmaya yardımcı olur. Yiyip içtiğimiz besinlerin tadını alabilmek için besinlerin tükürükte çözünmesi gerekir. Dilin üzerinde tatları algılamayı sağlayan tat tomurcukları bulunur. Acaba dilimizin her bölgesi bütün tatları alabilir mi?
Dilimizin her bölgesi tüm tatları alır. Ancak dilimizin bazı bölgelerinde bazı tatları alan tat tomurcukları fazladır. Dilimizin ucu tatlı, ön yanlar tuzlu, arka yanlar ekşi ve arkası acı tadını daha fazla alır.

Koku alma ile tat alma organlarımız birlikte bir uyum içinde çalışır. Besinlerin dilimizle tadını, burnumuzla kokusunu algılarız. Kokusunu iyi alamadığımız besinlerin tadını da iyi alamayız. Örneğin nezle olup da burnumuz tıkandığında besinlerin kokusunu alamadığımız için tadını da iyi alamayız.

DERİ
Vücudumuzun en büyük duyu organıdır. Vücudumuzun dışını tamamen kaplar. Cismin sert, yumuşak, sıcak, soğuk olması gibi özelliklerini derimizle hissederiz. Deri iki bölümde incelenir.
1. Üst Deri: Deriye rengini veren yapılar burada bulunur. Derinin alt bölümlerini dış etkenlerden
korur. Burada kan damarları ve sinirler bulunmaz. Üst kısmı cansızdır. Dış etkenlerin etkisiyle ölü hücreler
aşınıp döküldükçe alttan yeri doldurulur.
2. Alt Deri: Kan damarları, ter bezleri, kıl kökleri, yağ bezleri, sinirler ve kıl kasları burada yer alır. En alt kısmında yağ tabakası bulunur. Bu tabaka vücudumuzu darbelerden koruyarak vücuttaki ısı kaybını önler. Ter bezleri ise terleme ile boşaltıma yardımcı olur.
Resim

Göz Kusurlarının Giderilmesinde Kullanılan Teknolojik Gelişmeler
Duyu organlarımızda görülen kusurların tedavisinde teknolojik gelişmelerden yararlanırız. Etrafımızda gözlük kullanan kişiler vardır. Niçin gözlük kullandıklarını hiç merak ettiniz mi?
Miyop, hipermetrop, astigmat ve şaşılık göz kusurlarındandır. Peki, bu göz kusurlarının tedavi yöntemleri nelerdir?

Miyop: Miyop olan kişiler yakını görmelerine rağmen uzaktaki cisimleri net göremezler. Net görüntü elde edebilmek için takılan gözlük ve lenslerde kalın kenarlı mercek kullanılır.
Hipermetrop: Hipermetrop olan kişiler uzağı görmelerine rağmen yakındaki cisimleri net göremezler. Net görüntü elde edebilmek için takılan gözlük ve lenslerde ince kenarlı mercek kullanılır.
Astigmat: Bu göz kusurunda görüntü bulanıktır. Bu kusur, silindirik mercekle düzeltilir.
Şaşılık: Bu göz kusuru doğuştandır. Ameliyatla düzeltilir.

Kulak Kusurlarının Giderilmesinde Kullanılan Teknolojik Gelişmeler

Kulağına cihaz takan kişileri fark etmişsinizdir. İşitme kayıpları doğuştan olabildiği gibi sonradan da olabilir. Şiddetli seslerin etkisi altında kalmak işitme kaybına sebep olur. İşitme kaybı oluştuğunda işitme cihazı kullanılır. İşitme engeli olan kişiler, çevreleriyle iletişim kurabilmek için işaret dilini kullanırlar. İşaret dili, kelimeleri veya harfleri ifade etmek için mimiklerin ve ellerin kullanıldığı bir dildir.

DUYU ORGANLARIMIZIN SAĞLIĞI
Duyu organlarımızın sağlığına dikkat etmemiz gerekir. Peki, duyu organlarımızın sağlığı için hangi tedbirleri almalıyız?
Göz Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler:
• Gözümüzü temiz tutmalıyız.
• Başkasına ait lensi veya gözlüğü takmamalıyız.
• Başkasına ait havlu, mendil gibi eşyaları kullanmamalıyız.
• Televizyonu yakından izlememeliyiz.
• Bilgisayar ekranına uzun süre bakmamalıyız.
• Yazma ve okuma sırasında gözümüz ile nesne arasında yaklaşık 25-30 cm mesafe olmalı.
• Aşırı güneş ışığından korunmak için güneş gözlüğü kullanmalıyız.
• Göz sağlığı için A vitamini içeren besinler (havuç, yeşil sebzeler, yumurta) tüketmeliyiz.
• Herhangi bir rahatsızlık anında doktora gitmeliyiz.
Göz doktorları göz ile ilgili rahatsızlıklarda uygun tedavi yöntemini belirler ve reçete hazırlar. ‘’Optisyenler’’ uygun gözlük veya lens seçiminde yardımcı olur.
Kulak Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler:
• Kulağımızı temiz tutmalıyız.
• Kulağımıza herhangi bir nesne sokmamalıyız.
• Yüksek sesli ortamlarda bulunmamalı, bulunduğumuz taktirde ağzımızı açık tutmalıyız.
• Kulağımızı darbelerden ve soğuktan korumalıyız.
• Kulağımıza su kaçtığında kulağımızı kurulamalıyız.
• Diş çürüklerini; burun, geniz ve boğaz enfeksiyonlarını zamanında tedavi ettirmeliyiz.
• Herhangi bir rahatsızlık anında doktora gitmeliyiz

Burun Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler:
• Burnumuzu karıştırmamalıyız.
• Burun kıllarını koparmamalıyız.
• Burun içine bir şey sokmamalıyız.
• Ne olduğunu bilmediğimiz maddeleri koklamamalıyız.
• Burnumuz tıkanmışsa mutlaka temizlemeliyiz.

Burun kanamalarında:
• Burnu kanayan kişi başını hafifçe öne eğer.
• Burnu kanayan kişi burun kökü üzerine bastırarak basınç yapar.
• Bu sırada ağızdan soluk alıp verir ve asla sümkürmez.

Dil Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Gereken Tedbirler:
• Ağız temizliğine önem vermeliyiz.
• Çok soğuk ve çok sıcak yiyecekler yememeli ve içecekler içmemeliyiz.
• Dişlerimizi fırçalarken dilimizin üzerini dikkatlice arkadan öne doğru fırçalamalıyız.
• Ne olduğunu bilmediğimiz maddelerin tadına bakmamalıyız.

Deri Sağlığımızı Korumak İçin Almamız Tedbirler:
• Vücudumuzu temiz tutup sık sık banyo yapmalıyız.
• Derimizi ezilme, kesilme ve yanıklardan korumalıyız.
• Bol bol su içmeliyiz.
• Güneş altında fazla kalmamalıyız.

Deri hastalıkları ve tedavisi ile ilgili çalışma yapan bilim dalına dermatoloji denir. Bu bilim dalında çalışan uzmanlar dermatologlardır.
ermatologlar ‘’dermatoskop’’ adı verilen bir araç ile ciltte inceleme yaparlar.

İLK YARDIM
Herhangi bir kaza anında veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda sağlık görevlileri gelinceye kadar hayatın kurtarılması veya durumun daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalara ilk yardım denir.
İlk yardımın tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya gerekli müdahaleyi yapan ve konuyla ilgili eğitim almış sertifikalı kişilere ilk yardımcı denir.

İlk Yardımın Öncelikli Amaçları Şunlardır:
Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak
Hasta veya yaralının durumunun kötüleşmesini engellemek
Hasta veya yaralının iyileşmesini kolaylaştırmak

İlk Yardım Temel Uygulamaları
Koruma: Olay yerinde olası tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.
1. Mümkünse kazaya uğrayan araç güvenli bir alana alınmalıdır.
2. Olay yeri dikkat çekici biçimde işaretlenmelidir.
3. Meraklı ve tehlike arz eden kişiler alandan uzaklaştırılmalıdır.
4. Kazaya uğrayan aracın kontağı kapatılmalıdır.
5. Kaza alanında sigara içilmemeli ve içilmesine izin verilmemelidir.
6. Olası gaz zehirlenmelerine karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
7. Gaz tüpünün vanası kapatılmalı, ortam havalandırılmalıdır.
8. Kıvılcım oluşturacak ışıklandırma veya çağrı araçları kullanılmamalıdır.
9. Hasta veya yaralılar yerlerinden kımıldatılmamalıdır.
10. Hasta veya yaralılar yaşam bulguları yönünden değerlendirilmelidir.
11. Kanamalı yaralanmalarda mutlaka eldiven kullanılmalıdır.

Bildirme: Gerekli yardım kuruluşlarına (112) en hızlı şekilde haber vermektir. 112 arandığında kesin yer ve adres bildirilmeli; kim, hangi numaradan arıyor açıklanmalıdır. Hasta veya yaralıların sayısı, durumu, nasıl bir yardım aldıkları net bir şekilde söylenmelidir.

Kurtarma: Olay yerinde hasta veya yaralılara hızlı, sakin ve bilinçli bir şekilde müdahale yapılmalıdır. Hasta veya yaralının durumuna bağlı olarak ilk yardım yapılmalıdır. Eğer ilk yardım kuralları bilinmiyorsa asla hasta veya yaralıya müdahale edilmemelidir.
İlk Yardımcının Müdahalede Yapması Gerekenler:
1. Hasta veya yaralının durumunu tespit etmek
2. Hasta veya yaralının korku ve endişelerini en aza indirmek
3. Hasta veya yaralıya yardımcı olacak kişileri organize etmek
4. Hasta veya yaralının durumunun daha kötüye gitmesini önlemek için gerekli müdahalede bulunmak
5. Kanama, kırık, çıkık, burkulma vb. durumlarda uygun müdahale yapmak
6. Hasta veya yaralının yarasını görmesini önlemek
7. Hasta veya yaralıyı müdahale anında hareket ettirmemek
8. Hasta veya yaralının en yakın sağlık kuruluşuna (112) sevkini sağlamak
Uyarı: Herhangi bir tehlike yoksa hasta veya yaralı yerinden kımıldatılmamalıdır.

ORGAN BAĞIŞI
Organlarımızdan biri görevini yapmasaydı hayatımız epey zorlaşırdı. Kendimizi organ bağışı bekleyen birinin yerine koyarsak onların duygularını daha iyi anlayabiliriz. Nakil bekleyen kişilerin sağlığına kavuşabilmesi için mutlaka organ bağışını beklemesi gerekir. Organlarımızı nakil bekleyen kişilere bağışlarsak o kişilerin hayata sağlıklı bir şekilde devam etmelerini sağlayabiliriz.
Organ bağışı; kişinin doku ve organlarını ölümünden sonra başka hastaların tedavisinde kullanılmasına izin vermesidir.
Sağlıklı her organ bağışlanabilir. Kalp, kornea, karaciğer, böbrek, akciğer, kalp kapağı, kas ve kemik iliği ülkemizde nakli yapılan organlardır.

Organ bağışı için
• 18 yaşını doldurmuş olmak gerekir.
• Organ bağışında bulunacak kişi ‘’Organ ve Doku Bağış Formu’’ doldurmalı ve bu belgeyi yanında taşımalıdır.
• Organ bağış belgesi olsa bile ailenin bu durumdan haberdar olması gerekir. Çünkü ailenin yazılı izni gereklidir

NELER ÖĞRENDİK?
Aşağıdaki ifadeler doğru ise (D) yanlış ise (Y) harfi yazınız. Yanlış olduğuna inandığınız ifadenin doğrusunu altındaki boşluğa yazınız.
(....) Solunum, boşaltım, sindirim, dolaşım sistemlerinin çalışması; omurilik tarafından gerçekleştirilir.
(....) Kan şekerimiz yükseldiğinde kan şekerini düşüren hormon insülin hormonudur.
(....) Üst derimiz ölü hücrelerden oluşur. Yapısında sinirler ve kan damarları bulunur.
(....) Böbrek yetmezliği olan hastalarda böbreklerin yaptığı süzme görevini diyaliz makineleri yapar.
(....) Yarım daire kanalları beyin ile birlikte vücut dengesini sağlar.
(....) Hastaların en uygun yöntemlerle en uygun şekilde sağlık kuruluşuna sevk edilmesi için 112 aranmalıdır.
(....) İyot yetersizliğinde hipofiz bezi fazla çalışarak devliğe sebep olur.

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcüğü/sözcükleri yazınız.
1) Dişi ve erkeğe ait özelliklerin oluşmasını……………………… ……………………… sağlar.
2) Deri hastalıkların teşhisinde ……………………… denilen araç kullanılır.
3) Hipermetrop göz kusuru ……………………… kenarlı mercek ile düzeltilir.
4) ………………………, ……………………… ve ……………………… vücudumuzun en küçük kemikleri olup orta kulak bölümünde bulunur.
5) ………………………, ……………………… ve ……………………… damar tabakada bulunur.
6) ……………………… ……………………… vücut içindeki ve dışındaki basıncı dengeleyip kulak zarını korur.
7) Yemeklerden sonra salgılanan ……………………… hormonu kan şekerini normal seviyeye düşürür.
8) Hormonlar ……………………… yoluyla vücutta taşınır.
9) Organ bağışı yapabilmek için ……………………… yaşını doldurmuş olmak gerekir.
10) Göz sağlığı için ……………………… vitamini içeren besinler tüketilmelidir.


KONU KAZANIM KAVRAMA TESTİ ÇÖZMEK İÇİN TIKLA >https://www.kavramaca.com/forum/viewtop ... =141&t=120


Cevapla

“6. Sınıf Fen Bilimleri Konu Özetleri” sayfasına dön