1. ÜNİTE: GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ

7. Sınıf Fen Bilimleri Dersi Ünitelerin Konu Özetleri
Cevapla
Kullanıcı avatarı
admin
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 385
Kayıt: 15 May 2019, 11:08
Konum: Kocaeli
İletişim:

1. ÜNİTE: GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ

Mesaj gönderen admin »

Bölümler
1. Bölüm: Uzay Araştırmaları
2. Bölüm: Güneş Sistemi Ötesi: Gök Cisimleri


Bu ünitede; Güneş sistemini, Güneş sisteminde bulunan gök cisimlerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini, teleskobun gök bilimindeki önemini ve uzay araştırmalarına sağladığı katkıları öğreneceğiz. Ayrıca uzay kirliliğinin sebeplerini, Türk-İslam bilim insanlarının uzay araştırmalarına yaptıkları katkıları, yıldızı, yıldız çeşitlerini, takım yıldızları ve galaksileri tanıyacağız.

1. BÖLÜM: UZAY ARAŞTIRMALARI

Anahtar Kavramlar
• Uydu
• Uzay kirliliği
• Gökyüzü gözlem araçları


Uzay Teknolojisi
Uzay teknolojisi, çeşitli araçlarla uzaya çıkılmasını sağlayan, uzayda yapılan araştırma sonuçlarını veya farklı uydu ve gezegenlerden elde edilen örnek maddeleri Dünya’ya ulaştıran teknolojidir.
Uzaya gönderilen araçlara ise uzay araçları denir.

Uzay teknolojisi sayesinde gezegenlerin çok önemli görüntülerini çeken uzay sondası, haberleşme amaçlı kullanılan yapay uydular ve uzayda araştırma yapmak için uzay istasyonları yapılmıştır. Ayrıca uzay seyahatleri ve uyduları yörüngelere oturtmak için uzay mekikleri ve uzayda giyinmek için özel tasarlanmış giysiler de yapılmıştır.
Teknoloji ise uzay çalışmalarını ilerletmiştir. Teknoloji ürünü olan insansız uzay araçları gibi birçok ürün bunu sağlamıştır.

İnsanlar tarafından belli bir amaç için tasarlanan ve bir
gezegenin yörüngesine oturtulan araçlara yapay uydular
denir.
Yerden yapılan uzay gözlemlerinde yer atmosferinden kaynaklanan bazı olumsuzluklar mevcuttur. Yer atmosferi, yıldızlardan gelen ışığın bir kısmını soğurmakta, yıldız ışığının titreşim yapıyor gibi gözükmesine neden olmaktadır. Bunu, buğulu cam arkasından uzaya bakılıyormuş gibi bir duruma benzetebiliriz.
Yer atmosferinin dışına çıkılarak bu etkiler yok edilebilir ve daha sağlıklı gözlemler yapılabilir. Bu işlem için yapay uydular kullanılmaktadır.

Televizyon, radyo, telefon gibi iletişim araçlarını kullanmak için haberleşme uyduları, meteorolojik olayları gözlemlemek için meteoroloji uyduları, uzaydaki gök cisimlerini incelemek için astronomi uyduları ve askeri operasyonlarda istihbarat toplamak için casus uydular veya keşif uyduları kullanılır.

Uzayda uydu sahibi 30 ülkeden biri olan Türkiye’nin 5 Aralık 2016 tarihi itibariyle aktif 6 uydusu bulunmaktadır. Aşağıdaki şekilde 24 Ocak 1994 tarihinden itibaren Türkiye’nin uzaya gönderdiği uyduların fırlatılma tarihlerini, isimlerini ve görevlerini görebilirsiniz.

Resim
Resim

Türkiye’nin yer gözlem uyduları ise 2003 yılından beri görevde olan BİLSAT ve 2011 yılından bu yana görev yapan RASAT’tır.

İnsanoğlu eskiden beri araştırma yapmak amacıyla Ay’a gitmek istemiştir. Ay’a ilk kez 1959 yılında insansız uzay aracı Sovyet Luna 2 uzay sondası, ardından da 1966 yılında gönderilen Luna 9 uzay sondası ile Ay yüzeyinin ilk görüntüleri Dünya’ya gönderilmiştir.
Ay’a ilk insanlı uçuş ise 20 Temmuz 1969 tarihinde Apollo 11 uzay aracı ile gerçekleşmiştir. Ay’a ayak basan ilk insan Neil Armstrong’dur (Neyl Armsıtrong).

Uzay Kirliliği
Dünya’nın çevresi de kendisi gibi insanoğlu tarafından azımsanmayacak ölçüde kirletildi. Öyle ki yörüngede dolanan ve çapı 1 cm’den büyük olan cisim sayısı yaklaşık 700 000’i buldu. Bu nesnelerin içinde roketlerin itiş takımları, modüller, eskimiş ve artık kullanılmayan uyduların yanında; astronot eldivenleri, konserve kutuları, küçük metal parçaları gibi nesneler de bulunabilmektedir.

Uzayın bu denli kirletilmiş olması, astronomi faaliyetleri açısından risk oluşturabiliyor. Eğer bu nesneler bir uydu ile çarpışacak olursa yörüngesini değiştirip uydunun Dünya’ya düşmesine sebep olabilir. Hatta daha düşük olasılıkla olsa bile uzaydaki bir insanlı roketin bu nesnelerle çarpışması astronotların hayatını kaybetmesine sebep olabilir.

Teleskop
İnsanların gökyüzündeki merakları asırlar öncesine dayanır. İnsanlar gökyüzünü inceledikten sonra gördükleri cisimleri taşlara veya mağara duvarlarına çizmişlerdir.
17. yüzyıla kadar gökyüzündeki gözlem sadece çıplak gözle gerçekleşmekteydi. Galileo’nun yaptığı teleskop ile gök cisimlerinin hareketini ve yapısını inceleyen gök bilimciler, uzay ile ilgili daha fazla bilgi sahibi oldular.

İnsanlar neden 80 metre uzaklıktaki yazıyı okuyamaz? Cevabı aslında çok basittir. Yazının gözümüze düşen boyutu çok ufak kaldığı için okunamaz. Eğer çok daha büyük gözümüz olsaydı, o zaman odaklanıp yazıyı belki okuyabilirdik. Teleskobun çalışma mantığı da budur. Objektif merceğinin odaklandığı yerden gelen ışık kırılmaya uğrar ve aynalarda yansıtılarak bir noktada toplanır ve çok daha büyük gözükmesi sağlanır.

Teleskobun çalışma şekli aşağıda gösterilmiştir. Arkadaşlarınızla inceleyiniz.
Resim

Teleskoplar aynalı, mercekli ve radyo teleskopları olmak üzere üç çeşittir.
Resim

Yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve yanlış zamanda ışık kullanılmasına ışık kirliliği denir.
Bu ışık kirliliği, amatör gök bilimcilerin teleskoplarla gök cisimlerini izlemelerini engellemektedir. Profesyonel gök bilimciler için ise durum daha da vahim. Işığın çok uzaklardan geldiği bilindiğine göre bu ışığın şehir ışıklarında kaybolması insanlığı, parçası olduğu evreni anlamaktan daha çok soyutlamaktadır.

Astronomların, gökyüzü ile ilgili araştırma ve çalışmalarını yürüttükleri yerlere rasathane (gözlemevi) denir. Gözlemevleri, içinde bir ve daha fazla teleskobun, atölyelerin ve çalışma odalarının bulunduğu büyük binalardan oluşur.

Optik gözlemevleri şehir ışıklarından uzakta, yüksek, az bulutlu ve havanın açık olduğu yerlerde kurulmalıdır. Teleskop kullanıldığı için ışık kirliliğinin ve hava kirliliğinin olmadığı yerler tercih edilir.

Resim
Ülkemizde en gelişmiş optik gözlemevi Antalya’da Toros Dağları’nda kurulmuştur. Teleskop 360 derece dönebilen, tepesinde açılır bir kapağın olduğu büyük bir kubbe altına yerleştirilir.

Hem Batılı hem de Türk - İslam astronomlarının kültürel farklılıkları olmasına rağmen gök biliminin gelişmesindeki
katkıları çok fazladır. Bu astronomlardan bazıları ise şöyledir:
Resim
Resim
Bunların dışında Ali Kuşçu, Edwin Hubble (Edvin Habıl), James Van Allen (Jeyms Ven Alın), Stephen Hawking (Sitıvın Havkin), Edmond Halley (Edmın Heyli) gibi birçok astronom gök bilmin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

2. BÖLÜM: GÜNEŞ SİSTEMİ ÖTESİ: GÖK CİSİMLERİ

Anahtar Kavramlar
• Yıldız
• Takımyıldız
• Galaksi
• Kara delik


YILDIZ
Yıldız denilince ilk aklımıza gelen Türk Bayrağı’ndaki yıldız şeklidir. Yıldızlar küresel bir şekle sahiptir. Canlı olmamalarına rağmen canlılar gibi doğar, yaşar ve ölür. Ömrünü tamamlamamış olan yıldızlar belli yaşlarda etraflarına ısı ve ışık yayar. Ömrünü tamamlamış olan yıldızlar ise şiddetli bir patlama ile bölünür. Yıldızlar sıcaklıklarına göre farklı renklerde ışık yayar. En sıcak yıldız mavi ya da beyaz renkte, orta sıcaklıktaki yıldız sarı renkte ve sıcaklığı en az olan yıldız ise kırmızı renkte ışık yayar.

Yıldızlar; ısı ve ışık kaynağı olan, yanıp sönen, titreşen ışık noktaları gibi gözüken sıcak gaz kütleleridir.

Yıldız, doğada en bol bulunan element olan hidrojenin yavaş yavaş helyum, karbon, azot, oksijen ve demir gibi daha ağır elementlere dönüştüğü ve içinde çok yüksek sıcaklıklarda reaksiyonların yer aldığı bir gök cismidir.

Yıldızların yüzey sıcaklıkları, çevrelerinin sıcaklığına göre çok yüksektir ve sürekli olarak uzaya enerji salarlar. Açığa çıkan bu enerji, yıldızın yüzeyine ışınım, iletim ve konveksiyon yolu ile ilerler. Ancak uzaya saldıkları bu enerjiden dolayı kütle kaybederler. Kaybedilen kütle oranı çok azdır ve yıldızın tüm yaşamı boyunca yıldız kütlesinin %1’ini aşamaz.

Bugün yıldızların içinde meydana gelen en önemli olayın, hidrojenin helyuma dönüşmesi olduğu düşünülmektedir. Bir atomun başka bir atoma dönüştüğü bu süreç çekirdek tepkimesi olarak da adlandırılır.
Resim

Yıldız, Güneş’in yarısından küçük bir kütleye sahipse yaşamları Beyaz Cüce biçiminde sona erecektir. Diğer yıldızlarda ise hidrojen yanması devam ettiğinden dolayı, dış katmanlarda güçlü bir genleşme olur. Böylece küçük kütleli bir yıldızın yarıçapı, başlangıçtaki yarıçapının elli katına ulaşabilir. Yüzeyindeki sıcaklığın düşmesi sonucu kırmızı bir renk alır ve Kırmızı Dev’e dönüşür.

Büyük kütleli yıldızlar ise yaşamlarının sonunda dış katmanlarının büyük bir bölümünü uzaya fırlatır ve ardından parlayarak yok olurlar (süpernovalar). Bu patlama galaksilerin kimyasal elementler açısından zenginleşmesini sağlar.

BULUTSU
Uzayda ekseni çevresinde dönen, gaz ve tozlardan oluşmuş, tüm yıldızların doğum yeri olan gök cismine bulutsu denir. Bulutsular görünen şekillerine göre bazı türlere ayrılır.
Sahip olduğu hidrojen elementinin verdiği salma çizgisinden dolayı salma bulutsusu, yoğun olmaları sebebiyle içerisinden veya arkasından hiçbir ışık geçirmeyen karanlık bulutsusu, yakınında bulunan bir yıldızdan aldıkları ışığı sayesinde aydınlanan yansıma bulutsusu, dış katmanlarını uzaya saçarak merkezinde sıcak bir beyaz cüce bırakan gezegenimsi bulutsu ve büyük kütleli yıldızların ömürlerinin sonunda şiddetli bir süpernova patlaması sonucu katmanlarını uzaya saçtığı, dağınık yapılardaki süpernova kalıntıları bulutsu türlerine örnek verilebilir.

KARADELİK
Ölen ya da ömrü bitmek üzere olan yıldızların bir süre sonra kütlesi merkeze doğru çekilir. Sonunda tüm kütle bir noktada toplandığı için var olan kütlenin çevresinde olan herşeyi içine alıp yutmaya başlar. Bu kozmik yapılı ölü yıldıza kara delik denir.

TAKIMYILDIZLAR
Bazı yıldızlar kümeler hâlinde bulunmaktadır. Bu yıldızlara takımyıldızları adı verilir. Takımyıldızları çeşitli nesnelere benzetilen parlak yıldız düzenlerine sahiptir. Bu yüzden takımyıldızlarına insan, hayvan ve nesne adları verilmiştir. Bu benzetmeler, gökyüzü gözlemlerini kolaylaştırmıştır. Aşağıdaki fotoğrafta gökyüzündeki takımyıldızlarını görüyorsunuz. Ejderha, Küçükayı, Büyükayı, Kuzey Tacı, Avcı (Orion) ... takımyıldızlarından bazılarıdır.
Resim

Yıldızlar arası mesafe çok fazla olduğundan kilometre kavramının yerini ışık yılı kavramı alır. Işık yılı bir uzunluk birimidir ve 1 ışık yılı uzaklık, ışığın 1 yılda aldığı yol kadardır.

GÖK ADALAR (GALAKSİ)
Uzaydaki gök cisimlerinden biri de gök ada ya da galaksi olarak adlandırılan gök cisimleridir. Gök adalar çok sayıda yıldızdan, yıldızlar arası gaz ve toz bulutlarından oluşmuştur. Uzayda çok sayıda gök ada bulunur. Biçimlerine göre eliptik, sarmal ve düzensiz olmak üzere üç çeşittir.
Resim

Resim

Evrenin, Dünya dışında kalan kısmı uzay olarak tanımlanır. Uzayın büyüklüğü ile ilgili araştırmalar hâlâ devam etmektedir.
Uzay ile Dünya, Ay, Güneş, gezegenler, yıldızlar ve diğer gök cisimleri ise evreni oluşturur. Yani evren, görebildiğimiz ve görebildiğimizin dışındaki boşluklarla birlikte gök cisimlerinin tümüdür.

Evrenin oluşumu ile ilgili görüşler şöyledir:
1. 1600’lü yıllarda yaşamış olan Newton’un “hareketsiz ve başlangıcı olmayan evren” görüşüdür. Bu evren görüşüne göre, evren sonsuzdan beri vardır ve varlığını şu anki hâli ile sonsuza kadar devam ettirecektir.

2. Birçok bilim insanı tarafından kabul edilen görüş ise evrenin bir başlangıcı olduğudur. Bu görüşte “Big Bang (Büyük Patlama)” Teorisi’ne dayandırılmaktadır. Günümüzden yaklaşık 15 milyar yıl önce evrenin bir patlama sonucu meydana geldiği düşünülmektedir. Yapılan araştırmalarda da evrenin sürekli genişlediği görülmektedir. Bu olayı, bir balonun şişirilmeden önce üzerine noktalar konulup, şişirildikten sonra o noktaların birbirinden uzaklaşmasına benzetebiliriz. Araştırmalarda da gök cisimlerinin arasındaki mesafenin sürekli arttığı gözlemlenmiştir. Bu gözlem, Big Bang Teorisi için çok önemli bir kanıttır. Yine yapılan araştırmalarda, uzaya fırlatılan uydular aracılığıyla rastlanılan kozmik ışınların ve radyasyonun da bu teoriyi kesinleştirdiği kanıtlanmıştır.
Evrenin nasıl meydana geldiğini gözlemleyebilmek için bilim insanları 2008 yılında Fransa–İsviçre sınırında Cenevre yakınlarındaki özel laboratuvarda yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel inşa ederek “Yüzyılın Deneyi” adı altında bir projeye imza attılar. Bu projede Türk ve Alman uzmanların bulunduğu 5 binden fazla fizikçi ve mühendis görev alıyor. Bu proje, evrenin oluşumuyla ilgili bakış açılarını değiştirebilecek sonuçlar açısından büyük önem taşımaktadır. Çalışmalar hâlâ devam etmektedir.

1. ÜNİTE değerlendirme

A. Aşağıdaki cümlelerde verilen bilgiler doğru ise “ D ”, yanlış ise “ Y ” harfini parantez içerisine yazınız.
(....) 1. Andromeda ve Samanyolu galaksilerinin biçimleri eliptik galaksi şeklindedir.
(....) 2. Yıldızlar ısı ve ışık kaynağı değildir.
(....) 3. Yıldızlar küresel şekle sahiptir.
(....) 4. Takımyıldızlarına insan, hayvan ve nesne adları verilmiştir.
(....) 5. Gök cisimleri arasındaki mesafe ışık yılı cinsinden ifade edilir.
(....) 6. Ömrünü tamamlamış uzay araçları, uzay kirliliğine neden olmaz.
(....) 7. Teleskoplar; aynalı ve mercekli teleskoplar olmak üzere iki çeşittir.
(....) 8. Galaksilere aynı zamanda gök ada da denir.

B. Terimlerin başındaki harfleri, ilgili cümlelerin başlarına yazınız.
a. Teleskop -- (....) 1. İnsanlar tarafından belli bir amaç için tasarlanan ve bir gezegenin yörüngesine oturtulan araçlardır.
b. Yıldız ----- (....) 2. Işık kirliliğinin olmadığı ortamlarda kullanılması uygun olan araçtır.
c. Kırmızı --- (....) 3. Her şeyi içine alıp yutan gök cismidir.
d. Sarı ------- (....) 4. Orta sıcaklıktaki yıldızın rengidir.
e. Kara delik (....) 5. Isı ve ışık kaynağı olup, titreşen ışık noktaları gibi gözüken sıcak gaz kütlelerinden oluşan gök cismidir.
f. Yapay uydular

C. Aşağıdaki cümlelerde verilen noktalı yerleri, kutucuklardaki sözcüklerden uygun olanı ile tamamlayınız (Kelimeler uygun ekler alabilir.).

bulutsu, hidrojen, sarı, Türksat 4B, teleskop, helyum, beyaz, kırmızı, rasathane, Göktürk-1, kara delik,

1. Askeri istihbarat amaçlı olan yapay uydulardan biri ............................... iken, haberleşme uydularından biri .............................
2. Astronomların, gökyüzü ile ilgili araştırma ve çalışmalarını yürüttükleri yerlere ...................... denir.
3. Yıldızların içinde meydana gelen en önemli olay ......................... elementinin ......................... elementine dönüşmesidir.
4. En sıcak yıldızlar ...................... renkte iken, sıcaklığı en az olan yıldızlar ...................... renktedir.
5. Tüm yıldızların doğum yeri olan gök cismine ...................... denir

D. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.

1. En soğuk yıldızların yaydıkları ışık rengi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sarı
B) Mavi
C) Beyaz
D) Kırmızı

2. Aşağıdakilerden hangisi bir teleskop çeşidi değildir?
A) Mercekli
B) Radyo
C) Manyetik
D) Aynalı

3. Aşağıdakilerden hangisi galaksi çeşidi değildir?
A) Düzensiz
B) Dairesel
C) Sarmal
D) Eliptik

4. Aşağıdakilerden hangisi uzay araştırmalarında kullanılan bir araç değildir?
A) Projeksiyon
B) Yapay uydular
C) Uzay sondası
D) Uzay istasyonları

5. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin uzaya gönderdiği ancak artık mezarlık yörüngesinde bulunan yapay uydudur?
A) Türksat 4B
B) Göktürk-1
C) Türksat 1C
D) Türksat 3A

6. Aşağıdakilerden hangisi rasathanelerin kurulması için uygun olan yerlerden biri değildir?
A) Şehir ışıklarından uzak olan yerler
B) Bulutların çok olduğu yerler
C) Hava kirliliğinin az olduğu yerler
D) Yüksek yerler

7. Yıldızların içinde hangi elementlerin birbirine dönüşümü gerçekleşir?
A) Hidrojenin helyuma
B) Helyumun hidrojene
C) Hidrojenin demire
D) Demirin hidrojene

8. Tüm yıldızların doğum yeri ve tüm gök cisimlerini içine alıp yutan gök cisimleri hangi seçenekte sırasıyla verilmiştir?
A) Kara delik - Bulutsu
B) Bulutsu - Gök ada
C) Gök ada - Kara delik
D) Bulutsu - Kara delik

9. Yoğun olmaları sebebiyle içerisinden veya arkasından hiçbir ışık geçirmeyen bulutsu hangi seçenekte verilmiştir?
A) Gezegenimsi
B) Salma
C) Karanlık
D) Süpernova kalıntıları

10. Aşağıda verilen uydu çeşitlerinden hangisi gök cisimlerini incelemek için kullanılır?
A) Meteoroloji uyduları
B) Keşif uyduları
C) Astronomi uyduları
D) Haberleşme uyduları


KONU KAZANIM KAVRAMA TESTLERİ İNDİR. https://www.kavramaca.com/forum/viewtop ... =146&t=123


Cevapla

“7. Sınıf Fen Bilimleri Konu Özetleri” sayfasına dön