2. Ünite: Teen Life Kelimeleri Anlamları ve Türkçeleri

8. Sınıf İngilizce Dersi Ünite Kelimeleri ve Türkçe Anlamlarını Öğren.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
admin
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 385
Kayıt: 15 May 2019, 11:08
Konum: Kocaeli
İletişim:

2. Ünite: Teen Life Kelimeleri Anlamları ve Türkçeleri

Mesaj gönderen admin »

UNIT 2: TEEN LIFE

VERBS

arrive: varmak, gitmek

attend: gitmek, katılmak

behave fairly: eşit davranmak

buy: satın almak

call: çağırmak, demek, aramak

can't stand: katlanamamak, dayanamamak

chat online: online sohbet etmek

do for fun: eğlence için yapmak

drive: sürmek, arabayla götürmek

enjoy nature: doğanın tadını çıkarmak

exercise: egzersiz yapmak

feel: hissetmek

find: bulmak

follow rules: kurallara uymak

follow the news: haberleri takip etmek

get dressed: giyinmek

get high grades: yüksek not olmak

give food: yiyecek vermek

give homework: ödev vermek

go on vacation: tatile gitmek

go trekking: doğa yürüyüşüne gitmek

greet: selamlamak

grow: büyümek, yetiştirmek

have breakfast: kahvaltı yapmak

have dinner: akşam yemeği yemek

have enormous breakfast: büyük kahvaltı yapmak

have lunch: öğle yemeği yemek

hear: duymak

keep up with: ayak uydurmak, takip etmek

learn new things: yeni şeyler öğrenmek

learn: öğrenmek

like: sevmek

look fit: zinde görünmek

love: sevmek

make campfire: kamp ateşi yakmak

make people laugh: insanları güldürmek

meet up: buluşmak, bir araya gelmek

need to: gerekmek

pay attention: dikkat etmek

pay: ödemek

pick ... up: (arabayla) almak

practice skating: paten çalışmak

prefer: tercih etmek

prepare: hazırlamak

protect cultural heritage: kültürel mirası korumak

save money: para biriktirmek

set goal: hedef belirlemek

shake hands: el sıkışmak

shop in stores: mağazada alışveriş yapmak

spend time: zaman geçirmek

study: çalışmak, (okulda) okumak

surf on the internet: internette gezinmek

take a bath: banyo yapmak

take a shower: duş almak

take a vacation: tatile çıkmak

take classes: ders almak

take good marks: iyi not almak

tell: anlatmak, söylemek

think: düşünmek

to be afraid of: ...'dan korkmak

to be bad at: ..'da kötü olmak

to be crazy about: bayılmak, çok sevmek

to be good at: ...'da iyi olmak

to be in a hurry: acelesi olmak

to be interested in ...: ...'ya ilgi duymak

to be skilled at: ...'da yetenekli olmak

try: denemek, çabalamak

visit: gezmek, ziyaret etmek

wake up: uyanmak

write comments: yorum yazmak

*******************************************

NOUNS

after school activity: okul sonrası aktiviteleri

beauty: güzellik

behavior: davranış

cell phone: cep telefonu

class: ders, sınıf

countryside: kırsal bölge

cycling: bisiklet sürme

elderly relatives: yaşlı akrabalar

everybody: herkes

gym: spor salonu

health: sağlık

high school: lise, yüksekokul

history: tarih

indoor activity: içeride yapılan aktiviteler

item: eşya

kind: tür

language center: dil merkezi

movie theatre: sinema

nature: doğa

newspaper: gazete

outdoor activity: dışarıda yapılan aktiviteler

primary school: ilkokul

rainbow: gökkuşağı

riding bike: bisiklet sürme

school subject: okul dersi

skydiving: gökyüzü dalışı

snowboard: kayak

store: mağaza

survey: araştırma, anket

teenager: genç, ergen (13-19 yaş)

top: zirve, en çok

tradition: gelenek

traditional meal: geleneksel yemek

training: eğitim, antrenman

type: tür

typical day: sıradan gün

video sharing applications: video paylaşım uygulamaları

voice: ses

*******************************************

ADJECTIVES

alone: yalnız

boring: sıkıcı

difficult: zor

educational: eğitici

enough: yeterli

excellent: mükemmel

exciting: heyecan verici

expensive: pahalı

fun: eğlenceli

healthy: sağlıklı

huge: devasa

lazy: tembel

ordinary: sıradan

pretty good: oldukça iyi

pretty: tatlı

realistic: gerçekçi

respectful: saygılı

ridiculous: gülünç, komik

sensitive: duyarlı, hassas

trendy: son moda

unbearable: katlanılmaz

usual: olağan

wonderful: harika

*******************************************

IMPORTANT EXPRESSIONS

about: hakkında, yaklaşık

after - : -den sonra

all over the world: tüm dünyada

all the time: her zaman

also: ayrıca

among: arasında

at least: en azından

before -: -den önce

by the way: bu arada

during: esnasında, boyunca

early: erken

first of all: öncelikle

for example: örneğin

from ... to ... : -...dan ...ya kadar

late: geç

me too: ben de

most of the time: çoğu zaman

most: en çok, çoğu

mostly: çoğunlukla

really: gerçekten

then: daha sonra, o zaman

until - : - e kadar

what's up: ne haber?


kaynak: okanelt.com

8. Sınıf MEB kazanım değerlendirme testleri için tıklayınız.


Cevapla

“8. Sınıf İngilizce Ünite Kelimeleri” sayfasına dön